İçme Suyundaki Arsenik ve Bakteriler

sudaki arsenik

İçme Suyundaki Arsenik ve Bakteriler

Arsenik, azot (N) ailesinin bir üyesi olan yarı metaldir. Yeryüzünde ve denizlerde doğal olarak görülür. Kokusuz ve tatsızdır. Arsenik, dünyanın kabuk-kayaçlarında, toprakta, doğal kaynaklarda ve petrol ve doğal gaz üretilen yer altı derinliklerinde bulunan bir elementtir Dünya insanlarının çoğuna arsenik maruz kalmanın başlıca kaynakları gıda ve su tüketimidir. Arsenik; yarı iletken imalatında, petrol arıtımında, odun koruyucularında, hayvan yemi katkı maddelerinde ve herbisitlerde de kullanıldığı için insanlara endüstriyel kaynaklardan da bulaşabilir. Genellikle içme suyundan bulaştığı bilinir. İçme suyunu arsenik gibi zehirli elementlerden arındırmak için su arıtma cihazı kullanmak en güvenli yoldur.su arıtma cihazının arseniği ayrıştırması

Su Arıtma Cihazı Arsenik gibi zararlı elementleri ayrıştırır.

Arsenik, inorganik ve organik arsenikler oluşturmak için diğer elementlerle birleşebilir. Genel olarak inorganik türevler organik formlardan daha toksiktir. Gıda, hem inorganik hem de organik arsenik içermekle birlikte, esasen inorganik formlar suda bulunur. Bilinen bir insan kanserojeni olduğu için yüksek seviyelerde arseniklere maruz kalma ciddi sağlık etkileri yaratır. Buna ek olarak, insanlarda vasküler sistemi etkilediği ve diyabet gelişimiyle ilişkili olduğu bildirilmiştir. İçme sularında yüksek seviyelerde arseniklere maruz kalma ciddi sağlık etkileri yaratır. Buna ek olarak, insanlarda vasküler sistemi etkilediği ve diyabet gelişimiyle ilişkili olduğu bildirilmiştir. Su Arıtma Cihazı Arsenik gibi zararlı elementleri ayrıştırır. Sağlık açısından son derece yararlı olan su arıtma cihazları ile sağlığınız sudan gelebilecek tehlikelere karşı güvende olacaktır.sudaki bakteriler

İçme Suyundaki Bakteriler

İnsan ve hayvan atıkları, sudaki birincil bakteri kaynağıdır. Bakteriyel kontaminasyonun bu kaynakları, beslenme alanlarından, otlaklardan, ve hayvan atıklarının çökeldiği diğer arazilerden akar. İlave kaynaklar arasında, foseptik tanklarından sızıntı veya deşarj, kanalizasyon arıtma tesisleri ve doğal toprak  bitki bakterileri sayılabilir. Bu kaynaklardan gelen bakteri, kara yüzeyinde açık olan ya da su geçirmez kaplamalar veya kapaklara sahip olmayan kuyulara girebilir.  Kuyunun içine giren böcekler, kemirgenler veya hayvanlar da diğer bulaşma kaynaklarıdır. Eski kuyular elle kazılmış ve kayalar ya da tuğlalarla kaplanmıştır. Bu kuyular genellikle genellikle iyi kapatılmamış büyük açıklıklar içerir. Bu, böceklerin, kemirgenlerin veya hayvanların kuyuya girmesini kolaylaştırır.

Bakterilerin bir su kaynağına girebilecekleri başka bir yol da, taşkın suları ile sızma ya yüzey akışı yoluyla geçmesidir. Taşkın suları genelde yüksek düzeyde bakteri içerir. Taşkın su ile doldurulmuş küçük çöküntüler bakteriler için mükemmel bir üreme alanı sağlar. Bir kuyunun sele suları ya da yüzey akışı tarafından su baskınına uğradığı her seferinde, bakteri bulaşması muhtemeldir. Su geçirmez kılıflara sahip olmayan sığ kuyular kuyudaki toprağa, özellikle de kaba dokulu topraklarda suyla sızan bakteriler tarafından kontamine olabilir.  Eski tesisata sahip sistemler bakteriyel kontaminasyona karşı daha savunmasızdır. Su geçirmez olmayan muhafaza veya kapaklara sahip herhangi bir sistem savunmasızdır. İçme suyunu bakterilerden korumak için su arıtma cihazı kullanmak sağlıklıdır. Zararlı bakterileri filtreleyen su arıtma cihazları sağlığı tehdit eden bu nevi zararlıları geçirmez.

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir